Sapanca; Kafkasya’dan Balkanlar’a, Karadeniz’den Anadolu’nun içlerine uzanan muazzam bir kültürel çeşitliliğin merkezidir. İşte bu zenginliği oluşturan temel değerler:
1. Renkli ve Çok Kültürlü Sosyal Yapı
Sapanca, tarih boyunca farklı toplulukların huzur içinde yaşadığı bir güvenli liman olmuştur.
Laz Kültürü: İlçenin en enerjik ve dinamik parçasıdır. Geleneksel hamsi festivalleri, horon halkaları ve Lazlara has o neşeli sosyal yapı, Sapanca’nın çarşısına ve köylerine hayat verir. Dayanışma ruhu ve girişimci yapılarıyla bölgenin ekonomik hayatına da yön verirler.
Gürcü Kültürü: Köklü gelenekleri, misafirperverlikleri ve doğayla barışık yaşam tarzlarıyla Sapanca’nın yüksek köylerinin ruhunu oluştururlar.
Çerkes ve Abhaz Kültürü: Sosyal yaşamdaki nezaket kuralları (Adige Xabze), zarif dansları ve özgün aile disiplinleriyle ilçeye entelektüel bir derinlik katarlar.
2. Zengin Gastronomi (Mutfak Mirası)
Farklı kültürlerin mutfakları, Sapanca'da dev bir lezzet sofrasına dönüşmüştür:
Karadeniz ve Laz Mutfağı: * Kara Lahana (Pancar) ve Mısır Ekmeği: Karadenizli ve Laz ailelerin sofralarının baş tacıdır. Lahana sarması ve özel olarak hazırlanan lahana çorbası, yanında taş fırından yeni çıkmış çıtır bir mısır ekmeğiyle Sapanca'nın vazgeçilmezidir.
Muhlama / Kuymak: Kahvaltıların en sevilen lezzeti olan muhlama, Laz kültürünün bölgeye kazandırdığı en büyük tatlardan biridir.
Gürcü Lezzetleri: Cevizli sebze ezmeleri (Pali), Gürcü tavuğu ve bölgeye has bitkilerle hazırlanan doğal karışımlar.
Kafkas Mutfağı: * İsli Çerkes Peyniri: Sapanca denilince akla gelen ilk hediyelik ve kültürel üründür.
Haluş ve Psikhalive: El açması hamur işlerinin en nadide örnekleri.
3. Tarihi Mimari ve Antik Değerler
a. Rüstempaşa Camii (Merkez)
İnşa Tarihi: 1555
Mimarı: Mimar Sinan (Kalfalık dönemi eseri)
Önemi: Kanuni Sultan Süleyman’ın sadrazamı Rüstem Paşa tarafından yaptırılan külliyenin günümüze ulaşan en sağlam parçasıdır. Kesme taştan yapılan cami, sadeliği ve akustiği ile büyüleyicidir. Bahçesindeki asırlık çınar ve şadırvanı ile ilçenin kalbidir.
b. Hasan Fehmi Paşa Camii (Mahmudiye)
İnşa Tarihi: 1885
Önemi: Dönemin Osmanlı devlet adamlarından Hasan Fehmi Paşa tarafından yaptırılmıştır. Caminin en dikkat çekici özelliği, iç mekanındaki muazzam kalem işi süslemeler ve ahşap işçiliğidir. Klasik Osmanlı tarzından çok, dönemin Batı etkisindeki süsleme sanatını yansıtır.
c. Rahime Sultan Camii (Uzunkum)
İnşa Tarihi: 1892
Önemi: Sultan Abdülmecid’in dördüncü eşi Rahime Sultan tarafından yaptırılmıştır. Yığma taş mimarisiyle inşa edilen cami, orijinal yapısını büyük ölçüde korumuştur. Pencere kemerleri ve tavan süslemeleriyle bölgenin en zarif yapılarından biridir.
d. Cami-i Cedid (Yeni Cami)
İnşa Tarihi: 1899 (Onarımı yapılmıştır)
Önemi: Sapanca Çarşısı içerisinde yer alan bu cami, bölgedeki sosyal hayatın merkezi olmuştur. Mimari tarzı, geç Osmanlı döneminin mahalle camisi konseptini çok iyi yansıtır.
e. Vecihi Kapısı: İpek Yolu'nun tarihi izlerini günümüze taşıyan kemerli geçit.
f. Antik Lahitler: Roma ve Bizans döneminden kalan, ilçenin binlerce yıllık tarihini belgeleyen arkeolojik değerler.
4. Sanat ve Yaşam Kültürü
Sapanca Sanat Sokağı: El sanatlarının, seramiklerin ve yerel zanaatkarların buluştuğu açık hava galerisi.
Kırkpınar El Sanatları Festivali: Türkiye’nin dört bir yanından ustaların geldiği, geleneksel zanaatların yaşatıldığı büyük organizasyon.
Uluslararası Şiir Akşamları: Sapanca'yı dünyada bir edebiyat durağı haline getiren prestijli bir gelenek.
5. Sözlü Kültür: Sabancı Baba Efsanesi
Sapanca Gölü’nün oluşumuyla ilgili nesilden nesile aktarılan bu etkileyici efsane, bölge halkının misafirperverlik ve dürüstlük anlayışının temelini oluşturur.
Efsanenin Detayları: Rivayete göre, bugün gölün bulunduğu alanda çok zengin, görkemli ancak bir o kadar da kibirli ve cimri insanların yaşadığı bir kasaba varmış. Bir gün, Samanlı Dağları'ndan inen nur yüzlü, fakir bir derviş bu kasabaya gelir. Çok aç ve susuzdur; kapı kapı dolaşıp bir lokma ekmek, bir yudum su ister. Ancak kasaba halkı dervişi hor görür, kapılarını yüzüne kapatır ve onunla alay ederler.
Derviş tam kasabadan ümidini kesip ayrılacakken, kasabanın uzağında geçimini sapan yaparak sağlayan fakir bir adamın (Sabancı Baba) kulübesine rastlar. Sabancı Baba, dervişi büyük bir hürmetle ağırlar; elinde ne varsa onunla paylaşır, ona taze su ikram eder.
Derviş ayrılırken Sabancı Baba'ya: "Evlat, sen benim gönlümü hoş tuttun, Allah da seni hoş tutsun. Şimdi sapanını al ve arkana bakmadan bu dağa doğru çık," der. Sabancı Baba dağa çıktığı anda, kasabanın olduğu yerden devasa sular fışkırmaya başlar. Tüm kasaba, sakinlerinin kibriyle birlikte sular altında kalır. İşte bugünkü Sapanca Gölü, o kasabanın yerine oluşur. Sabancı Baba ise gölün ve ilçenin manevi koruyucusu olarak anılmaya başlanır.
Eğitim ve Mesleki Geçmişi
1987 yılında doğan Nihat Arda Şahin, Sakarya Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği bölümünden mezun olmuştur. Mühendislik alanındaki akademik altyapısını uzmanlaşarak tamamlayan Şahin, çeşitli projelerde aktif görev almış ve bölgesel kalkınmaya katkı sağlamıştır.
Profesyonel Çalışmalar ve Turizm Alanındaki Faaliyetleri
Kurucusu olduğu firma ile Sakarya’da mühendislik hizmetleri sunan Şahin, 10 yılı aşkın süredir sektörde faaliyet göstermektedir. Aynı zamanda turizm alanında da aktif rol alarak Sapanca’nın cazibe merkezi olmasına katkıda bulunmaktadır.
Siyasi Kariyer ve Vizyonu
Siyasi hayatına Sapanca Belediyesi Meclis Üyesi olarak başlayan Şahin, genç ve dinamik vizyonuyla ilçenin sürdürülebilir gelişimi için projeler geliştirmektedir. Eğitimden turizme, altyapıdan sosyal belediyeciliğe kadar birçok alanda Sapanca’nın geleceğini şekillendirmeye devam etmektedir.